MASKELİ İLERLİYORUM 2 / LEVENT ÇALIKOĞLU
90 yılları, yine bir kaç gün için İstanbul’dayım, bir sabah Doğan Paksoy’ya uğradım, o yıllar Teşvikiye Sanat Galerisi, Abdi İpekçi caddesinin sonunda eski Maçka otelinin arkasındaydı. Doğan’la her zaman olduğu gibi şakalaşıyoruz, kitaplarla çevrili bürosunda. Bir süre sonra içeriye genç biri bize çay getirdi, hafif bir çene sakal onu anonimden farklaştırıyordu, Doğan onu bana tanıttı: - arkadaş Levent Çalıkoğlu, Sanat Tarihi okuyor ve yakında dergiye yazı yazacak - GençSanat - onu teşvik ediyorum. Ben bu hızlı tanıştırmada soyadını tam duymamıştım, yalnız Çalık kalmıştı aklımda: - ŞADİ ÇALIK’LA BİR YAKINLIĞINIZ VAR MI? Soruma yanıtı hep aklımda kaldı: - NERDE BİZDE O ŞANS UTKU BEY! Şimdi İstanbul'da o yıllar Ankara'da bir galerici hanım Levent Çalıkoğlu'nun Ankara'da Sanat Tarihi okuduğu yıllarda da buna benzer bir yaşantısı olmuş; bunlar belki Dostoievski'yen bir yaşamın sonuçta kıyıya vuran, zamanla oluşan bir karakterin oluşumunda...