Kayıtlar

Wermeer nasıl kopyalandı

Resim
1995 aralık ayında , Télérama dergisinde çok ilginç bir haber okudum ; Han Van Meegeren'in Wermeer adına yaptığı tablo " Cene " ,  Hotel Georges V 'de ünlü satış komiseri Jacques Tajan tarafından açık arttırmayla  satılacaktı . Uzun yıllardır her türlü detayını , simyasal gizlerini okuduğum , araştırdığım ve de bütün bu verilerden edindiğim ön yargılarımı sonuçta gözlerimle çözecektim. Dergide ayrıca benim arşivimde olan aynı roprodüksiyon " Cene " 'ye tekrar baktım ; hayır olamaz , Wermeer böyle komik bir tablo yapamaz ; figürler "menhus " ruhlar gibi rahatsız, tüm yüzler tek bir yüzü içeriyor ,biraz karikatür , detay hemen hemen yok , renk çok az ; bitüm, ocre ve kırmızı vs. Bir ressamın erken dönemini de içerse , o ressamdan hiç bir iz yok. Tablo üç gün sergilenecekti satıştan önce  gittim ve girdim sahte gazeteci kartımla . Evet  Van Meergeren'in  1940 yılında Fransa'da Nice kentinde yaptığı " A LA MANIERE " " Cen...

HATTUŞA' DAN MEKTUPLAR 2

Resim
M.Ö. 2000 hitit duvar kitabesi                            YAKARI       TANRIM BENİ YAVAŞLAT. SAKİNLEŞTİR AKLIMI Kİ YÜREĞİM DİNLENSİN HIZIMI DENGELE ZAMANIN SONSUZLUĞUNA. GÜNÜN KARMAŞASI İÇİNDE BANA ŞU ÖLÜMSÜZ TEPELERİN DİNGİNLİĞİNİ VER. GÖRÜNTÜMDEKİ GERGİNLİĞİ , BELLEĞİMDEKİ AKARSULARIN EZGİSİYLE YIKA. UYKUNUN BÜYÜSÜNDE ARINAYIM, BANA AN'I , YAŞAMAYI ÖĞRET ; BİR ÇİÇEĞE BAKMAK İÇİN YAVAŞLAMAYI, BİR GÜZEL KEDİYİ YA DA KÖPEĞİ OKŞAMAK İÇİN DURMAYI, BİR YAZITTAN BİR KAÇ SATIR OKUMAYI , BALIK TUTMAYI , HÜLYALARA DALMAYI . HER GÜN BANA KAPLUMBAĞA İLE TAVŞANIN ÖYKÜSÜNÜ ANIMSAT ANIMSAT Kİ YARIŞI HER ZAMAN HIZLI KOŞANIN BİTİRMEDİĞİNİ YAŞAMDA ACELEDEN DAHA ÖNEMLİ ŞEYLER OLDUĞUNU. GÖRKEMLİ MEŞE AĞACININ DALLARINDAN YUKARIYA , ÖTEYE BAKABİLMEYİ GÖREYİM NEDENİNİ GÖRKEMİNİN, GÜCÜNÜ NEREDEN ALDIĞINI . KÖKLERİMİ YAŞAM TOPRAĞININ KALICI DEĞERLERİNE DOĞRU DERİNE GÖNDERMEME YARDIM ET. YARDIM ET Kİ KA...

Re adasına dönüş

Resim
Bir kaç gün de olsa , okyanusa doğru açılmak iyi geldi . Paris'e bütün yaz yağan  yağmurların giriş kapısı diyebiliriz , zaten onsuz düşünülemez ada.  Bağ bozumu daha yapılmamış , eylülü bekleyen bağlar üzümle yüklü .  Göçmen kuşlar da gitmek üzere  ama asıl hüzün onlar gibi iki yıl önce çekip giden  bir dostunuzun boşluğu , yine güzel şaraplar içerek onu andık . Tekrar döndüğümüzde bilmiyorum bizi kim bekliyecek ?

tarifsiz sıkıntılar içinde

Resim
2010 yılının mayıs ayında Bodrum'dan karşıdaki Kos adasını dolaşmaya gittik.  Yunanis'dan bir kez geçmiştim ama merakım ;  bu adalarda nasıl yaşıyor , karşı kıyıları nasıl görüyorlar vs.  Biliyordum ki haftanın belli günlerinde Bodrum'a alışverişe geliyorlar , tarihi alış veriş sürüyordu ama ne yazık bu iki toplum açıkca beraber yaşıyabilirdi , şu karanlık inançlar olmasa . Ada turistik tarihi kalıntılar ve Osmanlıdan kalan izler de silinmemiş , adadaki esnafın çoğunluğu da Türk asıllı , konuştuk biraz ,o zaman Yunanistan daha büyük ekonomik krize girmemişti.Adayı merakla dolaşırken , deniz kıyısındaki gazinonun arkasında , şimdiye dek insan dehasının böyle bir montajı biraz zor yapabilir yargısıyla karşılaştığım " makina ", adadaki bütün gördüklerimi sildi süpürdü. 60 yıllarında Kafka'nın " Ceza Sömürgesi " hikayesini sinemaya aktarmayı düşlemiştim,hikayede baş rolde işkence için kullanılan makineyi  gerçekleştirmek olanaksızdı , ...

atölye / FRANCIS BACON

Resim
Sanat bir ayrıcalıktır . elbette bir fenomen yaşanmalı ki bu ayrıcalık bir olağanüstülük taşısın.  Bu başka oluş , sanatcının da kimliğini oluşturur. "Marginalité " yapay, oynanan bir rol değildir.   Kişilikte oluşur, insanın tanımıdır . Nevrose' un burada bir ölçü olması , sanat tarihinde bir  çok sanatcıyı  deli kimliğine sokarak , yapıtlarındaki yargılanmayı , ruhsal sarsıntıların  sonuçları olarak görmüştür. Elbette ne Boch'dan ne de Richard Datt'dan elimizde resimlerinin  dışında , deli olduklarına dair bir kaynak var , olağanüstü tekniklerine baktığımızda da bir delinin yapabilmesi olanaksızdır. Van Gogh'a geldiğimizde de karşımıza "depressif" bir kişi çıkar, deli değil. 1971-72 de Paris Grand Palais ' de izlediğim Francis Bacon retropektivi , beni çok şaşırmıştı onu izliyen günler içinde, Akademinin sokağı Rue de Beaux-Arts ' da , aynı ismi tasıyan otel 'de kaldığını duymuştum , bu otelde Borges'de uzun yıllar kalmıştı. Nitekim...

bir sergi anısı

Resim
60 yılları , çok az galeri var istanbul’da , daha çok sergiler yabancı kültür merkezlerinde , şehir galerisinde , akademi de ya da bu fotoğrafta olduğu gibi , Resim -heykel müzesinin galerisinde olurdu.  Günümüzdeki doymuşluk , çok görmüşlük çok bilmişlik olmadığı için açılışlar kalabalık , ilgi çekici ve neşeli olurdu . Kokteylde verilen şarap da çok sayıda Akademi öğrencisi çekerdi . Ressamlar Cemiyetinin yıllık sergi açılışlarından biri , 1966 olsa gerek , Şadi Çalık ‘ın sağında Aliye Berger , solunda ben , önde  Sevim Burak , Umbor Mehmet ‘in eli Ömer Uluç’un omuzunda , arkada Alaeddin Aksoy.

Hattuşa ‘ dan mektuplar 1

Resim
CİNSEL GÜÇSÜZLÜĞE KARŞI BÜYÜ/ HİTİT İMPARATORLUK DÖNEMİ /  İ.Ö. 1344  - akatca-   EĞER BİR ERKEĞİN CİNSEL GÜCÜ  » NİSANNU  » AYINDA TÜKENİRSE ; BİR KEKLİK YAKALA, KANATLARINI YOL  BOĞAZINI KOPAR VE ONU YASSILAŞTIR , ÜZERİNE TUZ SERPEREK KURUT. DOĞA BİTKİSİ  » DADANU  » OTU İLE BİRLİKTE EZ . BİRA İLE İÇMESİ İÇİN ONA VER . SONRA O ADAM CİNSEL GÜCÜNE KAVUŞACAKTIR. EĞER ÖYLE İSE , ERKEK KEKLİĞİN PENİSİNİ , BİR BOĞANIN SALYASINI , BİR KEÇİNİN SALYASINI SU İÇİNDE KARIŞTIRARAK ONA VER , SARILMIŞ KUYRUK KILINI VE KOYUNUN APIŞ ARASINDAN ALINMIŞ YÜNÜ KALÇASINA KOY , O CİNSEL GÜCÜNE KAVUŞACAKTIR .