Kayıtlar

METAZORİ İLİŞKİLER

Resim
  Artık Türkiye’de “yazılı basın” ne kadar okunuyor tam bilmiyorum ama Fransa’da can çekişiyor! Ne yazık sabahları bir gazete alıp, demli bir çayla Çınaraltı Kahvesinde güzel bir sabahı yaşamak; Aziz Nesin’gülmek, Çetin Altan’a şaşırmak! Gün değişti: Dün dostum Çelik Kurdoğlu, HaberTürk gazetesinde okuduğu bir yazıyı gönderdi: bu gazetede genellikle kültür ve sanata değinenen yazar Serdar Turgut, Ressam Cezanne üstüne çok endişeli, eğer onun labirentine girerseniz çıkmak biraz güç olacak diyor ve yazı şöyle başlıyor: Teorik bir dertleşme yazısı (Cezanne'i yazacaktım aslında) “6 ay önce teori yoğun yazılara bir yelken açıp açmamayı henüz düşünürken her yazarın kendisine mutlaka sorması gerektiğine inandığım bazı soruları kendime sordum…kendime sorduğum ilk soru yazmayı düşündüğüm türde yazıları sürdürmeye teorik düzeyim, bilgi birikimim ve yeni bilgi öğrenme kapasitem acaba yetecek miydi?” Evet Cezanne’ı gördüm başlıkta ama önce bir paralel kuramadım; “beşinci boyuta geçiş teor...

PORTRELER

Resim
 Dostum Sezgin Çevik göndermeseydi haberim olmayacaktı ve de Nergis Abiyava’dan kaynaklanan iki harika eleştiri ve araştırmayı görmeyecektim. Öncelikle “merak bahçesi” olan kişilere saygım büyüktür; bize sunulanla ya da “imposer” edilenle yetinmeyip, perdenin arkasına bakanlar örneğin. Gönderi: Nergis Abiyava’nın “Alan Kadıköy’de” Öner Kocabeyoğlu’nun resim kolleksiyonundan “20 Modern Türk Ressamı” sergisi. Kısaca açıklayayım: Bu zengin hazır- giyimcinin Ferit Edgü ve Ahmet Utku’ya yaptırdığı bir resim kolleksiyonu; seçki ve beğeni kendisinin olmadığı için küratörlerin de adı konabilirdi: “…Kolleksiyonu” diye; niçin sinemada filmin yapımına para koyan producteur’lerin adı sanı bilinmez! Belki haberiniz yoktur: İstanbul Modern Müzesinin kurgusu %70 Yahşi Baraz’ındır, ötekiler ise yıllardan bıkmadan usanmadan çalışan “müzayedecillerdir” ; Yahşi Baraz’a daha sonra döneceğim. 20 MODERN TÜRK RESSAMI / ALAN - KADIKÖY Nergis Abiyeva’nın gözü serginin başlangıcındaki panolarda, Sanatçıları...

SANATIN (BİR TÜRLÜ ANLAYAMADIĞIMIZ) ANLAMI

Resim
           BU YAZI 19 ARALIK 2021 TWİTTER'DE "SON İNSAN" INTERNET DERGİSİNDE  DERGİSİNDE YAYINLANMIŞTIR.                              SANATIN (BİR TÜRLÜ ANLAYAMADIĞIMIZ) ANLAMI “Artam Antik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Artam, koleksiyonculardan derlediği birbirinden değerli İstanbul resimlerini 40. yılına özel bir sergide buluşturdu. Tam 40 yıldır sürdürdüğü müzayedecilikte birbirinden değerli ve gizli kalmış kimi eseri gün yüzüne çıkarmayı başaran Artam, Türkiye’nin kültürel değerlerine sahip çıkacak bir bilinç oluşturmayı kendisine ilke edindiğini söylüyor. Sergide sanatseverlerle buluşacak eserlerin bazıları uzun yıllardan sonra ilk kez görücüye çıktı.”                                                    ...

ENSELM KIEFER / SANATTA "ÇILGIN MEGOLOMANİ"

Resim
 Görüş açımızı ve aklımızın boyutlarını zorlayarak, paranın gücüyle bize “empoze” edilen “sanat” her durumda saptırılıyor ve artık şaşırmıyoruz! Büyük bir “show”dayız ve her şey çığrından çıkmış durumda, mantık artık işlemiyor; yaşama boyutları daraldık ca, endivüel histeri boyutları başını almış gidiyor ama amacın ne olduğundan kimsenin haberi yok! Geçenlerde yine bu konuya değinmiştim: “…Tüm bu sorunlar giderek "accumulation", - birikme ve yığma - gerçeğiyle karşılaştığında, ileriye dönük, bizi bekleyen "kaos" dan kimsenin haberi yok. Paranın açılımıyla sürekli alınıp, bir gün değerini ölçebileceğimizi sanarak depolara yığdığımız "sanat eserleri, kendi kendilerini yok etmeden kanımca çöp olarak kaderlerini bulacaklardır. Örneğin: Louvre müzesini Fransa'nın kuzeyinde Lans kentinde de açtılar ama gereken sükseyi bulmadı. Belki Arapların para boyutlarına ulaşamadığı için. Konu müzenin açılımı değil; Paris Louvre müzesi, asırlardır depolarında biriken 230 bin...

MOR ÖTESİ DOSTLUKLAR 2

Resim
  MOR ÖTESİ DOSTLUKLAR 2 Geçenlerde Yahşi Baraz WhatsUpp’dan iki görsel göndermişti, imajlar nasıl çekilmiş se karanlık ve anlaşılması güçtü ama ben kanımca 1976 yaptığım bu iki resmi anımsadım; bana bunlarım benim yaptığımı kanıtlamamı istiyordu; ben de daha net çekilip, göndermesini istedim; gönderdi ilişikte benim imzamı gerektiren bir belgeyle; ben de imzalayıp yanıtladım. Bu resimler kimden geliyor, amaç ne, kendisi mi alıyor; katiyen bir bilgi yok! Bugün yine Yahşi’den bir mesaj ama bu sözünü ettiğim resimlerle ilgili değil, gönderdiği video, Prenses Fahrel Nissan Zeid’in Ürdün’de bir yaş gününde çekilmiş, akordeonlu anlamsız bir gönderi; sinirlendim! Benimle dalga mı geçiyor? Alışmıştık: resim satış trafiğinin en sıkışık olduğu dönemlerde Yahşi Baraz’ın müzeleri, büyük koleksiyonları donattığı yıllar; resimler bir ışık hızıyla dağıtımda; işte o yıllar resimlerin kimliği konusunda kimse kafa yormazdı ama ne zaman müzayede satış evleri, koleksiyon, retrospektif endişeleriyle r...

IMMORTELLE - ÖLÜMSÜZ / Bir filmin öyküsü

Resim
                                                                                Utku Varlık ve Kürt Neco 1960’lı yıllarda Beyoğlu’nda, genellikle Emek Sineması’nda özellikle Fransız sinemasının en iyi dönemini kapsayan seçme filmleri görme şansımız oldu; genellikle Avrupa sineması da diyebiliriz. Nedeni: Türkiye sinema borçlarını ödeyemeyince Amerika’nın koyduğu ambargo sonucu bir iki yıl Amerikan filmleri piyasadan çekildi. 1960 yılları Avrupa sinemasının en güzel yıllarıydı, belki bir tesadüf; iki yıl boyunca Fransız, İtalyan ve İngiliz filmlerini gördük. İşte bu süreçte Alain Resnais’nin “Geçen Yıl Marienbad’da” çok değişik anlatımı ya da absürt visionuyla, bilmiyorum neden, bizi çok etkilemişti! Bu sinema yine o yıllarda anlatım olarak Michellange...

CAMERA OBSCURA: NAZIM'I RAHAT BIRAKIN!

Resim
  Gün geçmiyor basında bir haber: Nazım’ın yaşantısı sinemada! Neymiş: “biographique” bir senaryo;  şairin bir dönemi;, hapis, kaçış, Moskova vs. Her ne kadar sinemaya özgü tüm fragmentlerin albenisi bir filmin yapımı için önem taşısa da, işin ne kadar güç olduğunun farkında değiller.  görsel olarak 50 yılları ötesine gidiyoruz; işte o Türkiye, yalnız o yılların bir kırıntısını yaşayan çok iyi bilir - örneğin ben - ki o mekanları artık stüdyoda bile kuramazsınız, kişileri benzetme, giydirme, kuşatma, konuşturma; dünyanın en güçlü sinemalarının bile beceremediği  güçlükler; bir kişiliği yaşadığı dönemiyle anlatmak! Bu konuda o kadar kötü örnekler var ki, belki vazgeçmek en iyi yöntem! Örneğin şimdiye kadar yapıllanlara da baksalar yine vazgeçmek içim bir neden olabilir; yürekler acısı Fikret Mualla filmi: “Renklerde Kaybolan Hayat”, komikten öte, bırakın Fikret Mualla’yı, en çok şaşırdığım Neyzen Tevfik’i Bedri Baykam oynuyor; Kutsi Ergüner’e bir peruk yeterdi; hiç ol...