OXYMORE/ OSTANDE
Zober anımsadı; göz alabildiğine uzanan bu kumsalda yürüdüğünde, daha önce Ostand'ın adını nasıl duymuştu? Paris'e Biennal'e yetişmek için çıktığı otostop, ona, olmadık "simgesel" mekanları, görsel sentezleri, açlığı, yorgunluğu öğretirken, kendiliğinden onu ufuk çizgisinin ötesine doğru götürüyordu. Rastgele, şansına; onu arabasına alanların dümen suyunda kuzey Avrupa'da yol alıyordu ve bu coğrafya ona yabancı değildi; sanki o kültürde yoğrulmuştu, öncelikle resim, edebiyat, sinema; aklına ne gelirse! Bir süredir onu etkileyen yazar Knut Hamsun'du, aylaklığın ve gizli yalnızlığın yazarı, nedense kuzey onu bir başka türlü çekiyordu. Yeni yetme yaşlarında John Stenbeck'le başlayan hayal gezilerilerinde önce Salinas, Kaliforniya'ya gitmişti. Çocukluğunun sıcak, dingin öğle sonraları, açık pencereden, bahçedeki sessizce olgunlaşan Burnukızıl eriklerine kayardı gözü, elindeki kitap düştüğünde, kendini nedense hep Monterey'de bulurdu; Yukarı Mahall...