ŞİİR
Rimbaud üstüne bir yazı isteğimi erteledim; önce şiirin varoluşu ve başka dile iletişimi üstüne bir karar vermek gerekiyor. Rimbaud’nun “Sarhoş Gemi” si eski yıllarda Sabahattin Eyüboğlu’nun unutulmaz bir çevirisi olarak belleğimizde kalmıştı ama gerçekten Rimbaud adına ne biliyorduk. Nedense sanatçıların esrik yaşamları, nevrozları, delilikleri vs. bir lokomotif’dir, yapıtlarından daha çok yaşantıları bilinir. Van Gogh’un nevrozuna görsel olarak varsak bile mektupları olmasaydı onun varoluşunu gerektiği gibi çözemezdik! Rimbaud’ya gelince, daha kompleks bir kişilik çıkıyor ortaya; deşifre etmek için Verlain’ni de işin içine katmak gerekiyor. Kısa yaşantısını üçe katlıyarak, olağan üstü bir kişilik çizen bu dehanın anatomisine yazarak değil de ancak düşleyerek varılabilir. Soruyorum hangi çevirilerle yargılayabiliriz Rimbaud’yu Türkiye’de? Rimbaud’nun bu gizemsi yanını uzun uzun konuştuğumuz sevgili Melih Cevdet Anday 70 yıllarının sonunda Paris’e Eğitim Müşaviri olarak gönderil...

"L'imaginarium de Dr.Parnassus"
YanıtlaSilÜstadın bildigim kadarıyla y.kredi koleksiyonunda olan "le yali des gabiyef" isimli bir eseri, bir de 2011 başlarında -maalesef!- benim de satılmasına katkım olmuş olan, kırmızı hakim bir eseri, yukarıdaki eser ile aynı dimension ve koridor bağlantısı özelliğini taşımaktadır.
Üstadın bu nevi "geçiş" sağlayan ve "sarhoş edici nitelikte" romantik eserleri, ister istemez Dr.parnassus'un hayal dunyasını cagristiriyor! Bazı eserlerinde koridor, diğerlerinde merdiven sağlıyor Borges'in sanri labirentleri arasında kolayca seyahat etmenizi...
"boyle bir labirentte tanıştık büyük üstad! Yol uzak! Kaybolmayalim....."
M.Ali Hatemi