Kayıtlar

ROMAN VİSHNİAC

Resim
Roman Vishniac, bilmiyorum kaç kişi bu önemli fotoğraf sanatçısını tanır, belki bir iki portresini anımsarız. Bu kez Paris-photo'da kendisine önemli biir "hommage" yapıldı ve de ünlü fotoğraflarının en iyi trajlarından izliyerek, geçen çağın bu imge belleğiyle gerilere, ikinci dünya savaşıyla yok olmuş toplumların anısına, Polonya'ya, Berlin'e yani geceye bir yolculuk yapıyoruz. Sanki İsaac Bashevis Singer'in romanlarının imgeye dönüşümü; sanki onun sineması, ünlü romanı "Krochmanna Sokağının küçük dünyası" nın kara kare fotoğrafları. Bu iki sanatçının yaşantıları da hemen hemen parelel; 1930 yıllarına doğru orta Avrupa'da başlıyan antisemit baskı, yahudileri ister istemez bir göçe sürüklerken, şans bazılarını Amerika'ya yönlendiriyor, gidemeyenlerin sonu da ne kadar önemli bir sanatçı olursa olsun, gettolarda son buluyor. Vishniac bir Rus Yahudisi, St. Petérsbourg doğumlu, zengin bir aileden geliyor. Daha sonra Moskova'da büyüyor, 1918...

ALİ ŞİMŞEK'LE KONUŞMA

Resim

KATHARSİS

Resim
La fondation Louis-Vuiton/Bois de Boulogne-Paris Görünen ya da görünmeyen milyarderlerin, "artık" paralarını sanata yatırmak adına yaptıkları "şamata" hiç bir dönemde bu kadar abartılı olmamıştı. "Çağdaş sanat" adına yapılan "blöf ", dünyada milyarderlerin çoğalmasıyla orantılı, megolomaniye yansımış durumda. Kendi pramidlerini, anıt mezarlarını kurarken sanatı ve kültürü de kendi varoluşlarının boşluğuna adıyorlar: Milyarder Bernard Arnault kendini Paris'in Boulogne Parkında, mimar Frank Gehry'ye yaptırdığı bir müzeyle tarihe yazdırdı. Bir yere kadar sanata bir yatırımdır diyerek saygı duyuluyor ama arka planda önemli bir "manupulation" dan kimse söz etmiyor; zaten sizin beğeninize sunulan bir şey yok, amaç sanat'ın yatağını değiştirmek. Çirkin, komik , kitch, belleğimize odaklanırken, ready-made/manifacture, cartonpate ve de gadget müzelere, kolleksiyonlara stoklanıyor. Arkada oynanan oyun çok daha derin; önemli ...

MAKSAT MUHABBET/ SENNUR SEZER

Resim
Çok uzun yıllar sonra Sennur Sezer'le sergimde karşılaştık; bilmiyordum bir televizyon programı olduğunu; ayrıca bir gazetede yazdığını. Dedim ya yavaş yavaş,, zamanın koridorunda açacak kapı kalmamıştı, sığlaşmıştı İstanbul. Bir neden olmayınca geride kalanları bulmak çok zor, güzel insanlardan söz ediyorum! İşte o kalanlarla karşılaştığımızda konuştuğumuz: acaba "sanal" mıydı o günler? Dekor aynı değil, kaçıncı perdedeyiz? Utku Varlık Avrupa’ya göçeli neredeyse elli yıl oldu. Bir ömür. Başta Aziz Çalışlar, Taksim Sanat galerisindeki sergiden uğurlamıştı dostları onu. Hemen bütün desenleri satılmıştı. Satılan her şey Taksim Parkı’ndaki Mutfak’ta içilmişti. O günden bugüne resimle geçindi. Utku figür çiziyordu geçerli anlayışa inat.Bu figür “inadı” onu 1968-72’deki politik anıştırmalı resimlere, kapitalist toplumun insanının makineleşmiş insanının taşbaskılarına (litografi) götürdü. Almanya’da sergilenen bu resimler Metro serisi diye anılmıştı. Sonra  insanlığın...

OXYMORE- GÜNLÜKLER/EKİM

Resim
Işık başını almış gidiyor ama gitmeden önce yine başka bir öğreti; bak, sana bir naturmort göstereyim; acele etmek gerekiyor,  ı şık başını almış gidiyor ama gitmeden önce yine başka bir öğreti; bak, sana bir naturmort göstereyim; acale etmek gerekiyor, iki saniye sonra bu şenlik bitmiş olacak ama bunu başkasına anlatamazsın; eşimin gösterdiği salonun bir köşesinde akşam ışığının boyadığı bu naturmort öğretisi, ister istemez bana resmi çağrıştırıyor ve onu belleğime geçiriyorum ama anlatmak gerektiğinde sözcükler yetersiz, işte çağın mucizesi fotoğraf bunu belleğine geçiriyor, şimdi rahatca izle ve öğretiyi tartış. Sen ki eski ustaları, ne bileyim; Juan Sanchez Cotan'ı, Wilem Kalf'ı, Pieter Claiesz'i, onların masalarını; bir arkeolog gözüyle tek tek inceleyip, her tuvalin bir öyküsünü yazardın kafanda. Nurnberg müzesinde gördüğüm Jan Davidsz del Teem'in bir tuvali; naturmort'un kurallarının ötesinde, ressamın kendini de içeriğe koyması beni daha çok ilgil...

EMİN ÇETİN'NİN BLOG'UNDAN " FRAGMENT'LAR "

Resim
Utku Varlık sergisinde, küçük deftere aldığımız notları e postayla kendisine gönderdik. O da bloğunda yayımladı. Daha sonra katalogdaki resimlere geçtik; bu eserler hakkındaki düşüncelerimizi burada şimdilik ham haliyle paylaşıyoruz; belki daha sonra kullanırız.. http://utkuvarlik.blogspot.com.tr/2014/10/bir-sergiden-tablolar.html Utku hoca, resimlerini oluşturmada kullandığı kolajımsı tekniği herkesten bir sır gibi gizler. Gizlemenin cazibesine kapılanlara yardım için pandoranın kutusunu açacak olsak, bir resim sergisinden etüdler izledikleri sananların hayallerini yeksan ederdik. Özellikle dönemdaşı ressamlar kutudaki ganimeti çok değerlendiremezler; aksine arşivlediği kaynaklar üstünden bir itibarsızlaştırma kampanyasını her fırsatta sürdürürler. Bizce bunlara mahal vermemek gerekir. Malzemeden önce mal, sanattaki sermaye, kişisel birikim ve yaratıcılıkta hayal kudreti önemlidir. Yayın balığı, deniz kaplumbağsı, istakoz, belki de yengeç; bir...

KONUŞMA

Resim
Utku Varlık -  Fragment'lar   peinture Özlem İnay'la Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan konuşmamız, serginin açılımı yönünden daha değişik bir detayı, "düşün işlevinin" resme yansıması ve kurguyu dile getiriyor. Gazeteye ulaşamayanlar için tekrar gündeme getiriyorum. Utku Varlık “Fragmanlar” Sergisi Bozlu Art Project Nişantaşı’nda Bozlu Art Project, sezonunun ilk sergisini 30 Eylül’de Utku Varlık ile açıyor. “Eğer bir düş giderek resme dönüşüyorsa, resim de sonuçta düş’e dönüşür.” diyen Utku Varlık “Fragmanlar” isimli sergisinde atölyesinde yıllardır sakladığı dosyalardan, rulolara gizlenmiş, başlanmış ama bitmemiş binlerce detaydan yola çıkıyor. Sergi açılışı dolayısıyla, kırk yılı aşkın bir süredir çalışmalarını sürdürdüğü Paris’ten İstanbul’a gelen Utku Varlık ile sergisi üzerine konuştuk.  Bu serginizle edebiyat ve sinemada çokça karşılaştığımız bir kelimeyi resim terminolojisinde kullandınız, serginiz ve bu resimlerinizden biraz bahsedebili...