24 Eyl 2015

GÜNCEL SANATIN BULANIK SULARINDA 1

Anish Kapoor- Shooting in the Corner
Gün geçmiyor, sanatı "manipulé" edenler adına bir kavga çıkmaya görsün; bilinçli olarak, büyük kapitalist (magnat) lobisinin bir provokasyonu. Sanatı ve kültürü saptırmak adına büyük paralar harcayarak, Fransa gibi bir ülkenin Kültür Bakanını bile oyun dışı bırakan, istedikleri mekana babasının malı gibi giren, bir beyin yıkama sektörü oluşturulmuş! Sürekli açılan modern müzeler, zengin "fondation" lar, "Grand Palais" vs. önemli salonlar yetmiyormuş gibi, tarihi saraylara, ulusal müzelere, kutsal mekanlara "provacation"u daha iyi yapabilecekleri alanlara dadandılar. Son olarak Versaille Sarayında Anish Kapoor'un performansı büyük gürültü kopardı; amaç; bu tarihi mekanda yaşamış bir kraliçe'ye "Marie Antoinette" gönderi ama aptal ve zavallı bir "installation". Övgü beklerken tepki alınca iş büyüdü, Dirty Corner'in girişine önce boya, sonrada  "anti-sémit grafiti" ve sloganlar işi politik bir boyuta getirdi.
Anish Kapoor- Dirty Corner
"Kraliçenin Döl Yolu" , "Le Vagin de la Reine" - terbiyeli söylendiğinde- öbür yandan fransızca popüler bir küfür, "sale con", nedense sözlüklerde bile bir sansür vardır; geçiştirilir bu sözcükler, örneğin burada sanatçının bir "am-salak" olduğu yazmak ayıptır.  Anish Kapoor'un "Dirty Corner" olarak adlandırdığı bu anıt; Versaille Sarayının önünde; metal, 60 metre uzunlukta, 8 metre yükseklikte devasa, acayip ve çirkin, büyük kayalarla ve toprakla örtülü uzantı bir tünel görünümünde. Saldırıya uğrayıncaya kadar, Versaille'yın geleneksel "güncel sergileri" gibi ünlü bir kaç düşünürün tepkisini aldı ama kim dinler, proje yüksek yerden geliyor, kulaklar tıkanmıştı. Bu ilk tepki, anıtın sarı bir boyayla kirletilmesi ( çok ilginç, eserin adına bir gönderi gibi geldi bana) ama daha çok esere "sperm" le müdahale edilmiş görüntüsünde, daha gerçekci.



İkinci kez Anish Kapoor'un kişiliğe bir tag olarak, büyük bir tepki aldı. Kapoor'un annesi Irak asıllı bir yahudi, babası da hindu ve de İngiliz vatandaşı.. Uzun bir süredir Versaille'ın bu gibi sirklere açık olmasını kınayan  sağcı "royalist" lerin, sonuçta bu "şamataya" bir son vermek amacının dışında, ileriye dönük projeleri de durdurmak; ama kim dinler!  Bu kez contemporary'ye de politik bir virüsün bulaşmasını, güncel sanat lobilerine dokunabileceğini korkusuyla işi kapatmaya çalışıyor hükümet. Olay anti-semit bir boyuta girdiğinde de, ilgi alanı başka bir yöne, politikaya sapıyor; sanattan çıkıp etnik bir hesaplaşma kaosu yaratıyor.  Dördüncü kez yapılan tag; "Respect Art as U trust God", " Nasıl tanrıya inanıyorsan, Sanata da öyle saygın ol." Anish Kapoor da yanıt olarak, "..kendimi ırzına geçilmiş ve gidip kenarda giyinmeye çalışan bir kız gibi görüyorum" diyordu  ama savunmasında " İnfame- utanılacak içeriği de sanatımın bir parçasıdır", yani bilinçlidir. Bence bu savunma entellektüel seviyede değil; tarihe bakış açısı ve de mekana müdahale bir bilgi sonucu olması gerekirken, Versailles' da daha önce yapılanları gördüğümüzde tüm güncel sanat oyunlarının ne kadar zavallı ve naif olduklarını da unutmayalım.Kapoor'un kendi stüdyo ekibi bu grafitileri altın varakla kaplama kararı aldı. Şu anda Moskova "Yahudi  Müzesinde" başka bir performance yapıyor sanatçı! Ülkemizde Sapancı Müzesinde Kapoor'un devasa taşları sergilendiğinde ve de müzenin ya da bunu gerçekleştiren magnat'nın sergiye ve sanatçıya ödediği paranın ne olduğunu kimse düşünmemiştir. sergiyi izleyenler anımsar; yine konu, tünelimsi deliklerdi. Galiba bir saplantı, bir idea-fixe kişide.

Anish Kapoor- La Vagine de la Reine
Önemli Fransız entellektüel ve düşünürleri genellikle bu polemiği bulaşmıyorlar, sahibini ısıran köpek azdır ne yazık; bir tek düşünür Luc Ferry bu kavgaya acımasız girdi, bu güncel sanat "..kendini beğenmiş enayiler için katkısız bir boktur, işte bu gerçeği de kimse cüret edip söyleyemez" diyordu. Son yazısında "..aynı şeyi Vermeer ya da Manet için katiyen yapamazsınız, eğer Kapoor'a yapılmış sa, kendisinde Fransa'yı eleştirme cüretini buluyor. Bir avuç aptalın bu enayilikleri yutup, bu paslanmış artık demirlere hayran olanlar, ona bu sarayların kapılarını açanlar, ona bu onuru verenler. Evet kim bunlar? Yalnız Fransa'yı değil dünyada tüm bu güncel sirki yönetenler: " Formol içine yatırılmış köpek balığına 12 milyon euro ödeyen Magnat, bu "dalgayı-geçen" Damien Hirch'i çağımızın en önemli sanatçısı yaparken, mafianın yardımıyla sanat piyasasını yönetip, eleştirmenleri kafa-kol'a alıyor. Bu zavallılıkların yanında Duchamp'ın ""urinoir"ı hiç olmaz sa bir "provokasyona değer! Sonuçta bir soru kalıyor: bu en değersiz, "nul" sanat eserleri niçin piyasada en yüksek değerlere ulaşıyor? Estetikle tüm ilişkisini koparmış bu sanat piyasasının amacı ne? Açıkca ileriye dönük bir yatırım ve sanat "hiç bir şey"e yöneldiğinde ona somut karşıtlık olamıyacak; tek yanıt: "demek sanattan anlamıyorsunuz! Vargas Llosa'nın "Gösteri Medeniyeti" kitabı bu sapmaların analizini yapıyor ama okuduklarını sanmıyorum.
Milyarder François Pinauld bu sirki yönetirken onun sağ kolu daha önce Fransa Kültür Bakanı, George Pompidou Müzesi direktörü ve de Versaille Sarayının eski yöneticisi Jean Jacques Aillagon'u unutmamak gerekli. Bu sinik adam, her gölge oyununda olduğu gibi bu içeriğin tek yöneticisi. Tüm eski kültür bakanları ve de tüm modern müze yöneticilerinin  gelecekleri çok garantili, sanat bir matah olduğu sürece.

Jeff Koons- Caniche
Daha önce Jeff Koons' da Marie Antoinett'e bir caniche köpeği gönderisinde bulundu!


Giuseppe Penone- Ağaç
Giuseppe Penone'nun kim olduğunu ve de ona bu kapıyı açanın amacını da anlıyamadık!


Takashi Murakami
Takashi Murakami
Bilmiyorum ama "kitche'in" altın yılları, François Pinault'nun en sevdiği sanatçı!


Joana Vasconcelos- Tempax Avize
Bu Tempax'lardan yapılmış avizeyi, sanatçı Marie Antoinette'tin yatak odasına asmak istediğinde, müze yöneticisi Catherine Pégart'la tartışma çıktı ve önlendi!

Joanna Vasconcelos- Lilicoptér
Sanatçının bunu açıklamasını isterdim, ne yapmak istemiş?


Xavier Veilhan- Le Mobile

Bir Fransız sanatçı da mecburen bir performance yapmak zorunda!

                                                                  ÖNERİ

Hale Tanger- Turkish Delight


Hale Tanger- Sikimden aşşa Kasımpaşa
Anish Kapoor'ur dan sonra sarayın programında kim var bilmiyorum ama benim önerim bir Türk güncel sanatçısı; Hale Tanger


























2 yorum:

  1. Dehşet içinde kaldım.Türk medyasında da biraz yazıldı,doğal olarak entelektüel boyutda değil,daha çok magazinsel...Resslm değilm ancak sayfalarca konuşabilirim. En azından Versailles ve Marie Antoinet'e hakaret...İyi ki Ettore Scola( Les Nuits Varenne) ve Stefan Zweicke ( Marie Antoinette) görmediler bu rezilliği.

    YanıtlaSil
  2. Sizin pencerenizden bakıp da, kendi algılarımla karşılaşmak çok hoş oldu:)) Sevgi ve saygılarımla..

    YanıtlaSil