8 Eyl 2013

HAYAL MÜZELERİ 18 - DON McCULLİN

Kış peyzajı - Sommerset , İngiltere 1991
Don Mc Cullen bu peyzajı görüntülediğinde belleğinde tüm savaşlar  , açlıklar , kan ve revan ; Kıbrıs , Biefra , Salvador , Vietnam , Cambodge , kuzey İrlanda , Lübnan , Afganistan ... insansız bir manzara ; belki tüm yaşadıklarımı bu manyetik boşlukla silip süpürüyorum diyor , ama korkunun fotoğrafını çekmişsen biraz zor , geceye doğru karabasan seni bekliyor :

Vietnam 1968 - Bekleyen asker
İşte 60 yıllarının sonunda Life dergisini Vietnam özel sayısının orta sayfasında dehşet bir fotoğraf ; bir tankın üstüne yığılmış panik içinde savaştan kaçan  askerler , önde serum verilen yaralı asker ;


uzun bir süre bu fotoğrafı yaşadım , harp bitmemişti , bugünkü iletişim olmadığı için ancak olup biteni bir imajdan öğreniyorsunuz , bu yaralı askerin kaderini düşündüm , ne yapıyordu orada ? Farkında mıydı kiminle savaştığının , niçin savaştığının , sonra yaşadı mı , evine döndü mü ? Amerika tüm harplerin ötesinde , Viyetnam'a özel bir sansür uygulamıştı ; uzun süre bir kaç fotoğrafın dışında ya da ordunun çektiği propaganda haber sinemasının ötesinde kimsenin haberi yoktu . Bu nedenle Don McCullin'nin imajı  , "crucifixion" konulu bir tablonun içeriğine o kadar yakın ki , ölüm anını yavaşlatmak belki onu başka bir boyutta algılmamızı , tinsele varmak , son'u anımsatmak oluyor.


Fotoğrafların şoku bizi her zaman fotoğrafcının gerçeğinden uzaklaştırmışdır ; peki ne yapıyordu orada Mccullin ; ölüm iki adım ötesinde , bir meydan savaşı yani ölümün ortasındasınız , parmağının dokunduğu her klişe yazar Jean Hatzfald'e göre "bir bozgun" ,  dedim ya hesabını bu tropik doğada uykuya yattığınızda ödeyeceksiniz , o hiç bitmeyen gecede . 18 yıl Sunday Times'ın maaşlı muhabiri olarak "acının peşinde" dünyayı dolaştı , gazete Rupert Murdoch'a satıldığında , kapıyı çekti , 1984 . İşte o sürede İngiltere'ye dönüp bu manyetik peyzajlarla belleğini yıkarken asıl kavganın farkına vardı ,

County Durham 1974 - İngiltere

Bilerek başka bir savaşın içine düşmüştü , çocukluğunu yaşadığı harp yılları , bombalanmış Londra'nın fakir mahalesinde yıkıntıların içinde geçen yıllar ,  tam serseriliğe sarmışken The Observer'in haftalık ekinde bir fotoğrafının yayınlanması ona rotayı değiştirmesine neden oluyor. Yine bir sürü yan işler yaparak fotoğrafı meslek olarak seçmesiyle cehennemin kapısını açıyor ona: önce kıbrıs ;

Kıbrıs 1964 - Rumlar tarafındn öldürülen bir çoban'nın başında
McCullin yaşlı bir Türk kadını Rumlardan kaçırırken
O yıllar Makarios ve Grivas çeteleriyle dehşet saçıyordu , McCullin tam yerine düşmüştü ve ilk kez dünya'nın bu işlenen cinayetten haberi oldu; bu fotoğraflarla World Presse Photo ödülünü kazandı , Sunday Times'la çalışması buradan başlıyor.


Londonderry/kuzey İrlanda - 1970

Biefra 1969
Biefra 1969
Beyrut 1982
Ben her zaman bir fotoğraf çekildiğinden " hemen sonrasını " düşündüm ; eğer McCullin denklanşöre bir saniye sonra bassaydı figür cadrajın dışına çıkmıştı , bombalanmış yıkıntı tek başına ünlü bir gazetenin manşeti olamaz  , peki o yıllar bir karanlık oda bulmak , negatifleri yıkamak , eğer bir şey anlatıyorsa gazeteye ulaştırmak ne belaydı anlatılmaz. Tüm bunları düşündüğünüzde McCullin'nin taşıdığı bagajın ne kadar ağır olduğuna siz karar verin
















1 yorum:

  1. Sn Varlık,
    Elinize sağlık, çok etkileyici bir değerlendirme, özellikle fotoğrafçının içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışmanız açısından. McCullin fotoğraflarında drama olduğu hadar insana duyduğu saygı da ön planda, bir peyzajda bile. Ne iyi yaptınız da hatırlattınız.
    Saygılarımla,
    Kemal Cengizkan

    YanıtlaSil