4 Şub 2019

DÜŞ YÖRÜNGESİ?

Dostum Ali Hatemi'nin dün alıp duvarına astığı bu tablonun ( 2007 ) çok ilginç bir öyküsü var: Victor Hugo'nun şiirlerini - bence düz yazı - "CONTEMPLATIONu okuduğumda, kendime sordum: bakıyoruz ama görüyor muyuz? O uzak belki çok yakın, farkında mıyız? Artık düş görüyor muyuz?
İşte kendime sorular sorarken, bir not defteri misali; bir sürü "meteor" bu tuvalin üstüne düştü, garip!

Trajectoire du réve 2007

DÜŞ YÖRÜNGESİ

Tüm yaşantımda geceleri çıkıp dolaştığım peysajlar, o erken yıllarda beni etkileyen ressamların düş kentleri ve de "nocturn" dür. Yine büyücü ay ışığıdır, silüetlerin ve bizi çağıran "hiç gidilmeyen denizlerin" ufuk çizgisi; kaçmak, çekip gitmek, kurtulmak, bilmiyorum beni çağıran o fısıltı bugün bile kulağımda. Ne yazık dilimizde bazı sözcükler öteki dillerden çeviride anlamsız kalıyor; contemplation: bir şeyi hayranlıkla izlemek, oturup ona uzun bakmak vs. olsa da, sözcüğün "tinsel" anlamını veremiyor. Bu sözcük Victor Hugo'nun 1856 da 158 şiirini içeren kitabı " Les Contemplation " nun adıdır. kitabın çekim alanı, şiirin aşk ve genellikle ölümü çağıştıran yanı; Hugo'nun Saine nehrinde boğulan kızı Léopoldine Hugo'ya yazdığı bir "ağıttır". Bu tarifsiz acı yaşantısın yörüngesi oldu giderek. Ama niye "geceye dair" bu hesaplaşma, bu solgun ay ışığında, dalgın baktığım bu karanlık nehir,  Hugo'nun karabasanıydı, kızını alıp götüren. Tin kendi dekorunu buluyor, şiirinin ortamı ve de düş'ün çekim alanı; tam zamanıdır geceyi dinlemenin.
Başka bir dekor, bizi çağıran "cosmique" boşluklar, derinlikler ve perspektive. Mekanlar daha aydınlık, büyük saraylar, göz alabildiğine dek uzanan rıhtım. Sanki her şey öylece donmuş kalmış, yaşadığımız içsel "allegori", kendini o yavan gerçekten arıtarak kristalleşmiş. Sanki dingin bir boşluktayız tüm endişelerimizle. Cosmique ve uçuk.
Niçin hayal denizlerimiz suyunu çekti? Hiç görmediğimiz kıtalar, akıl bile edemediğimiz doğalar, farkında olmadığımız renkler sesler! Bugün başka gezegenleri düşlüyoruz ama bir "contemplation" eksik, şiir bile başını almış gitmiş!












1 yorum:

  1. Turkuaz ormanların büyülü üstadı
    Yine ne güzel dokundun ruha.
    Düşlerimiz yok olmadı sadece çok az kişiyiz hala düş gören. Mesela ne zaman Floransam'a gitsem seni görüyorum Santa Croce önünde bir bankta düşlerken. Ya da Medicim bildiğim Ali'yi
    Yani düşkurmaya devam can hocam
    Yitirmedik o kıyılarda durup gün batırmayı

    YanıtlaSil