19 Eki 2014

BİR SERGİDEN TABLOLAR

Utku Varlık  Fragment'lar  peinture 1994


Bozlu Art Concept'deki sergim, atölyemin kısır döngüsünde, kendime şüpheler yaratarak, zamanla hesaplaşarak, "dışa göstermek ne kadar gerekli" soruları ve de peinture'ün gidişatı adına endişelerimin sonucu, düşünmediğim bir positive
yarattı, bu da sabahı beklemek gibi bir duygu, bilmem anlatabiliyor muyum?

Dostum Emin Çetin'nin mesajını paylaşıyorum:

Utku Hoca; bugün sergini gezdim.
Bizler maddenin ne olduğunu bildiğimizi sanırız. Ancak
onun, gizemini çözmekten aciz olduğumuzu ve onların
metafizik bir dünyanın havai fişekleri, beyin denilen
organdaki yer işaretleri, nirengi çubukları olduğunu
görmezden geliriz. Kozmosun maddesizlikten maddeye
dönüşmesi ; metafizikten fiziğe geçişteki sınırların belirgin
olmaması yeterince gizem barındırır. Senin resimlerine
bakınca rüyaların bir dükkanı olabileceğini düşündüm. Sen
kesip kırkarak fizik alemden metafizik tahüyyüle iade
ederek onları arşivliyorsun. Nereden temin ettiğin, nasıl
yaptığından önemlisi senin düşlerini bize gösterebiliyor
olman becerindir. O rüyalar bir koleksiyonerin heyecanıyla
zihin ambarında istiflenmiş. Kişiselleştirdiğin görselleriyle
simülasyonun, sanatın tüm göstergelerine sahip olduğu
halde, sanata değil senin realitene, metafizik gerçeğin
'şimdiki' zamanına dair eterik hikayeler anlatıyor. Bu epik
anlatının bütünüyle şahsi mi şahsi -sana ait- suptil bir oyun
olduğunu görüyoruz. Bana sorarsan sen, aslında resim
değil, onun tüm materyal ve araçlarını kullanarak bir başka
boyutta kavramsal sanat yapıyorsun. Bunu hem kendine
hem de topluma (alışagelen haliyle sanat tarihine)
anlatmanın zorluğunu da çekiyorsun bence.. Bence
'kavramsal' desen, bazı eşyaları tuvalden yere sarkıtsan
kurtulacaksın..

Sevgiler/kutlarım

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder